Murat Uyurkulak

‘Buraya bakın, buraya! Burada kardeşçe yaşamak isteyen bir halk var’ Çok anlatılır, filmleri çekilmiştir, kitapları yazılmıştır… Çanakkale Savaşı’nda, çatışmalar kesildiğinde siperlerde birbirinin söylediği şarkılara türkülere kulak kesilen askerlerden söz ederler… Birbirlerine çikolata sigara falan atarlar… Küfürleşirler, şakalaşırlar, sonra sabah olur, tetikler çalışır, şarkısını gözleri dolu dolu dinlediği adamı öldürür… O meşhur, havada birbirine geçip kaynamış…

Read more Murat Uyurkulak

Mehmet Said Aydın

Saksıda şaşkınlık çiçekleri Askere işsiz gitmek iyi bir şey değildir. Hele bir de, edebiyat gibi akmaz kokmaz, çoğunluğa göre ne idüğü belirsiz bir bölümde tahsil görmüşseniz, tam olarak ne yaptığınız daima tartışma konusudur. Ben askere gitmekle kalmadım, üstelik bir de işsiz gittim. Okuldan atıldım mı, yoksa kendim mi bıraktım halen muamma olan bir halin ortasındaydım.…

Read more Mehmet Said Aydın

Kerem Görkem

Aslı Erdoğan’a açık mektup  Sevgili Aslı, Bu mektup, seni aldıkları günden bu yana olup biten ne varsa hatırlamak, daha da mühimi seni okura hatırlatmak için yazılıyor. Yeri bu köşe olmasaydı yazılır mıydı, bilmiyorum. Düşünülürdü elbet, bundan eminim fakat yok yere bir başkasının varlığına değinmek zannediyorum ki hiçbir kalemin yolu üzerine düşmemiştir. İlla bir sebep aranır…

Read more Kerem Görkem

Anıl Mert Özsoy

Martıların ve çocukların ağıdı Anne tedirgin, adımları birbirine karışıyor. Bir an önce eve varmalı. Göğsünün sancısı, ağzına burnuna dolan kör nefesin değil; kaybolmanın sancısı. Şehrin en işlek caddesinde, köşelere saklanarak yürüyor: Anne ve çocuk. Caddenin sonundaki marketin önünden geçiyorlar. Çocuk annesinden gazoz istiyor. Anne, evde karpuz olduğunu, söylüyor. Çocuk içten içe mızmızlanıyor, annesinin eteğine tutunuyor.…

Read more Anıl Mert Özsoy

Reyhan Yıldırım

Gözün gözü sömürdüğü topraklarda ayıp ve kara* Aslı Erdoğan’ın tutuklandığını okuduğumda yüreğim sıkıştı. Her şeyi bırakıp balkona çıktım. Dolunay var. Çanakkale’ye derin bir sessizlik hâkim. Mavi aydınlık diye bir şey mümkün. Yarasalar bile efsunlanmış sanki. Her şey, herkes uyuyor, ben hariç. Öfkem beni ayakta tutuyor. Ve şu mavi, öfkemi kristalleştiriyor. Korkunun aşıldığı bir yer vardır;…

Read more Reyhan Yıldırım